PROJELERİMİZ (BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ)

TOVAG - 1060719

Ateş Yanıklığına (Erwinia amylovora) Dayanıklı Armut Tiplerinin Melezleme Yoluyla Islahı

 Proje No: TOVAG - 106O719 

Proje Yürütücüsü: Yrd. Doç. Dr. Yasemin EVRENOSOĞLU

Proje Tarihi: 15.01.2007-15.07.2010

Armut Ateş Yanıklığına dayanıklı tiplerin geliştirilmesini amaçlayan bu projede, yüksek meyve kalite özelliklerine sahip kültür çeşitleri ile dayanıklı kültür çeşitleri ve duyarlılık düzeyi belirlenmiş yöresel armut tipleri arasında melezlemeler gerçekleştirilmiştir. Melezlemeler sonucu elde edilen çöğürler, virulensi yüksek Erwinia amylovora izolatları ile yapay olarak inokule edilmiştir. Suni inokulasyonu takiben, nekrotik sürgün uzunluğuna göre değerlendirmeler yapılmış ve bireylerin duyarlılık düzeyi belirlenmiştir. İlk iki yılda elde edilen ve inokulasyonu yapılan toplam 3278 melezden, 336 adedi çok az duyarlı (A), 78 adedi az duyarlı (B), 111 adedi orta derecede duyarlı (C), 182 adedi çok duyarlı (D) ve 2568 adedi yüksek düzeyde duyarlı (E) grupta yer almış ve inokulasyonlar sonucunda toplam 338 adet melez hastalık sonucu kaybedilmiştir.

Dayanıklı Magness ve Kieffer çeşitlerinin ana ebeveyn olarak kullanıldığı kombinasyonlarda diğer kombinasyonlara göre fazla sayıda dayanıklı birey elde edilmiştir. Seçilen kombinasyonlardan 2600 adet melez bitki araziye aktarılmıştır. Elde edilen her ümitvar bireyin ayrı birer tip olarak değerlendirilebileceği düşünüldüğünde, söz konusu proje ile uzun vadeli araştırmanın ilk basamağı olan genetik materyal için büyük bir populasyon elde edilmiştir.

                                  

TOVAG – 110O938

Ateş Yanıklığı’na (Erwinia amylovora) Duyarlılık Durumu Belirlenmiş F1 Melez Armut Populasyonu Kolleksiyon Parselinin Bakımı ve Melez Populasyonun Hastalığa Reaksiyonunun Saptanması

Proje No: TOVAG – 110O938

Proje Yürütücüsü: Yrd. Doç. Dr. Yasemin EVRENOSOĞLU

Proje Tarihi: 01.05.2011-01.05.2012

TOVAG 110O938 nolu bu proje, Ateş Yanıklığı hastalığına dayanıklı armut tiplerinin seçilmesi ve geliştirilmesini amaçlayan TOVAG 106O719 nolu projenin devamı ve tamamlayıcısı niteliğinde olup önceki projede elde edilen bireylerin Ateş Yanıklığı etmenine duyarlılık durumu suni inokulasyonlarla belirlenmiştir.

Bireylerin testlemesinde, 75 farklı Erwinia amylovora izolatlarının koparılmış elma ve armut sürgünlerinde yapılan patojenite testlerine göre virulensliği yüksek olan Adana, Bursa, Konya, Karaman, Eskişehir ve Amasya’den elde edilen 7 izolat kullanılmıştır. Bu yedi izolatın eşit karışımıyla hazırlanan Erwinia amylovora süspansiyonu melez bireylere sürgün injeksiyonuyla inokule edilmiş ve sürgün yanıklığı oranına göre yapılan değerlendirmede, bireylerin duyarlılık düzeyi ortaya konmuştur. İnokulasyonlar Ağustos 2010 ve Mayıs 2011 tarihlerinde olmak üzere iki kez yapılmıştır. Testlenen 7517 melez bitkiden, 893 adedi çok az duyarlı (A), 299 adedi az duyarlı (B), 497 adedi orta derecede duyarlı (C), 1365 adedi duyarlı (D) ve 4463 adedi çok duyarlı (E) olarak değerlendirilmiştir. İnokulasyonlar sonucunda toplam 3713 adet melez hastalık sonucu ölmüştür. Dayanıklı Magness çeşidinin ana ebeveyn olarak kullanıldığı melezlemelerde diğer kombinasyonlara göre fazla sayıda hastalığa “çok az duyarlı (A)” bireyler elde edilmiştir. Ümitvar görünümdeki hastalığa çok az duyarlı ve az duyarlı bireylerin meyve özelliklerinin ve iklim koşullarına adaptasyonunun değerlendirilmesi için 6 dekarlık bir koleksiyon parseli oluşturulmuştur. Üstün meyve kalitesine sahip ve Ateş Yanıklığı hastalığına çok az duyarlı bireyler gelecekte çoğaltılarak yeni çeşit tescili yapılabilecektir.

 

TOVAG – 111O135

Doğu Akdeniz Bölgesinde Dikenli İncir (Opuntia ficus-indica L.) Genetik Kaynaklarının Toplanması, Muhafazası, Değerlendirilmesi ve Çeşit Olabilecek Tiplerin Belirlenmesi

 Proje No: TOVAG – 111O135

Proje Yürütücüsü: Yrd. Doç. Dr. Cenap YILMAZ

Proje Tarihi: 2011-2014

 Cactaceae familyasına ait Opuntia cinsi içinde yer alan Dikenli incir (Opuntia ficus-indica L.), Ülkemizde Akdeniz Bölgesine özgü bitkiler içinde yer almaktadır. Türkiye’de dikenli incir sadece Mersin, Adana, Osmaniye, Hatay, Antalya ile Güney Ege sahillerinde doğal olarak yetişmektedir. Bu bölgelerde doğal olarak yetişen dikenli incir yaz aylarında toplanarak yerel pazarlarda satılmaktadır. Ülkemizde dikenli incir üretim miktarı konusunda resmi istatistiklere göre bilgi bulunmamaktadır.

Bu projenin amacı, Akdeniz bölgesinde yer alan Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay illerinde dikenli incir (Opuntia ficus-indica L.) genetik kaynaklarını toplamak, muhafaza etmek, değerlendirmek ve çeşit olabilecek tipleri belirlemektir.Bu amaçla 2 yıl boyunca seleksiyon çalışmaları yapılacak ve 3. yıl seçilen farklı dikenli incir tipleri ile Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsünde koleksiyon parseli kurulacaktır.

Projede seçilecek tiplerin morfolojik, pomolojik ve kimyasal özellikleri belirlenecektir.

 

ESOGU-BAP 200823023

Kadmiyum Uygulamalarının Marul (Lactuca sativa L.) Bitkisinde Antioksidant, Karbonhidrat, Protein Metabolizması ve Kadmiyum Dağılımı Üzerine Etkileri

 Proje No: 200823023

Proje Yürütücüsü: Doç. Dr. Ece TURHAN

Proje Tarihi: 2008-29.08.2012

Toprakta ve sulama sularında bulunan ağır metal kirliliği, artan nüfus, kentleşme, sanayileşme ve tarım alanlarında aşırı gübre kullanımı gibi nedenlerden dolayı hızla artmaktadır. Bütün toksik metaller içerisinde Cd bitki büyümesi ve insan sağlığına verdiği zarar bakımından en üst sırada yer alır. Cd’ un alınımı ve bitkilerde birikimi, besin zinciri yoluyla insanlarda ciddi sağlık sorunları yaratmaktadır. Son yıllarda Cd toksisitesi dünyada potansiyel bir tarım ve çevre sorununa dönüşmüştür.

Genellikle yaprağı yenen sebzelerin Cd kapsamının diğer bitkilerden daha yüksek olduğu bilinmektedir. Bu araştırma projesinde, kadmiyum (CdNO4) uygulamalarına (stresine) maruz bırakılan “Yedikule” marul çeşidi bitkilerinde meydana gelen zararlanma ve kadmiyumdan kaynaklanan ağır metal stresinin antioksidatif savunma, karbonhidrat ve protein metabolizmasına ve bitkide kadmiyumun dağılımına etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Pek çok araştırma; ağır metallerin miktarı doğal sınırlar içinde olsa bile, kabul edilebilir metal içeriğinin sebzelerin yenilebilir kısımlarında fazla olabileceğine işaret etmektedir. Bu yüzden, bitkilerde ağır metal stresinin metabolizması üzerine araştırmalar büyük önem taşımaktadır. Bu projenin tamamlanması ile elde edilecek sonuçların, bitki fizyolojisi ve insan sağlığı açısından dünya ve ülkemiz bilimine yararlı katkılarda bulunması ümit edilmektedir.

 

ESOGU-BAP 200823026

Eskişehir Ekolojik Koşullarında Bazı Şeker Mısırı (Zea mays L. var. saccharata) Çeşitlerinin Verim, Verim Öğeleri ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi

Proje No: 200823026

Proje Yürütücüsü: Yrd. Doç. Dr. Yasemin EVRENOSOĞLU

Proje Tarihi: 29.08.2008-29.08.2011

Şeker mısırı, bünyesinde bulundurduğu çeşitli besin maddeleri ve özellikle süt olum döneminde endosperminde biriken yüksek miktarda şeker ile taze, dondurulmuş ve konserve şeklinde değerlendirilen bir üründür.  Gıda sanayiine hammadde sağlaması bakımından da ekonomik önemi yüksektir. Bu çalışma ile,  Eskişehir ilinin içinde yer aldığı Batı Geçit Bölgesinde şeker mısırının tanıtılması, üretiminin yaygınlaştırılması ve üreticiye alternatif bir ürün olanağı sunmaya yönelik olarak, bölgeye uygun yüksek verimli şeker mısırı çeşitlerinin belirlenmesi ayrıca gıda sanayiine yönelik çeşitlerin kalite özelliklerinin ortaya konması hedeflenmiştir.  Araştırma, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi araştırma ve uygulama arazisi ve laboratuarlarında 2008-2011 yılları arasında yürütülmüştür.  Araştırmada bitkisel materyal olarak, Lumina, Merit, Sunshine, Jubile, Challanger ve Yellow Baby ticari çeşitleri ile 2201 deneme çeşidi olmak üzere toplam 7 adet şeker mısır çeşidi kullanılmıştır. Araştırmada incelenen özellikler bakımından çeşitler arasında önemli farklılıklar saptanmıştır.  Elde edilen sonuçlara göre, bitki özellikleri, koçan özellikleri ve dekara verim bakımından Lumina, Merit ve Sunshine çeşitleri, kalite özellikleri bakımından Yellow baby ve 2201 çeşitlerinin Eskişehir ve benzeri ekolojiler için önerilebileceği sonucuna varılmıştır. 

 

TR41-10-02

Eskişehir Sarıcakaya Bölgesinde Zeytinyağı Üretim Kapasitesinin ve Kalitesinin Arttırılması

Proje No: TR41-10-02

Proje Yürütücüsü: Yrd. Doç. Dr. Cenap YILMAZ

Proje Tarihi: Mayıs 2011-Nisan 2012

Eskişehir Sarıcakaya bölgesinde üretilen zeytinlerin işlenmesi ve daha etkin pazarlanıp daha yüksek kazanç sağlaması için küçük ölçekli bir zeytinyağı işleme tesisi kurulması, bununla birlikte, daha yüksek randımanda ve kalitede zeytinyağı elde edilmesi amaçlanmaktadır.

Kurulacak tesis ile bölge zeytini ilk defa kendi üretim bölgesinde zeytinyağına işlenecektir. Böylelikle nakliye masrafı, hasat sonrası ürün kayıpları ve meyvenin bekletilmesi neticesinde oluşan zeytinyağı kalite kaybı önlenecektir. Bunun neticesinde bölgeye has çok kaliteli zeytinyağı üretimi gerçekleştirilecek ve daha yüksek kazançla pazarlaması yapılabilecektir.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesine ait Sarıcakaya-Mayıslar köyünde bulunan uygulama alanında, günlük 5 ton kapasiteli zeytinyağı işleme tesisi kurulmuş, 2011 Aralık ayından itibaren faaliyetine başlamıştır.

 

ESOGÜ- BAP 201223C201

Proje No: 201223C201

Proje Yürütücüsü: Yrd. Doç. Dr. Sibel SARIÇAM

Proje Tarihi: 14.08.2012-14.08.2015

Coğrafi koşulları ve iklim özellikleri nedeniyle ülkemizde süs bitkileri yetiştiriciliği genellikle Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde yaygın olarak yapılmakta olup, bu bölgelerde özellikle İzmir, Antalya ve Yalova öne çıkan iller arasındadır. Eskişehir de genellikle süs bitkileri ihtiyacını bu illerden sağlamaktadır.  Bu çalışma; temel geçim kaynağı tarım olan Eskişehir Sarıcakaya İlçesi (Mayıslar Köyü) nde yürütülmektedir. Bunun nedeni, alanın İç Anadolu Bölgesi coğrafi sınırlarında yer almasına rağmen Akdeniz mikroklima özelliği göstermesidir. Alanda süs bitkileri yetiştiriciliği açısından yapılan ilk çalışmadır.  Çalışmanın amacı; nergis türlerinin (Narcissus sp.) alana adaptasyonunu, çiçek verimlerini ve üretim olanaklarını belirlenmeye çalışmaktır. Bir diğer amaç ise, süs bitkileri yetiştiriciliğinin de alana alternatif bir sektör olarak kazandırılmasıdır.